EN TR

On demand ekonomi : “ İhtiyaç anında insan kaynağı “

Bir şirkete zamanının tamamını satmak anlamına gelen, sabit bir ücret karşılığı o şirketin bordrosunda yer almak anlayışı, yerini talebe bağlı olarak katma değer yaratma anlayışına bırakıyor. Artık iş hayatında esnek işgücü, teknolojik altyapı ile birleşince işveren ve çalışan açısından farklı bir dinamik yaratıyor.
Elbette bu yeni iş modelinin tümüyle sonuç ve çıktı odaklı olarak yapılabilmesi ciddi bir kültürel değişimi de beraberinde gerektirse de bu yeni iş modelinin hem şirketler hem de çalışanlar açısından anlamlı birer açıklaması var.

On-demand ekonomisinde işverenlerin avantajına olan nedir?
Şirketler tam zamanlı yöneticiler işe alarak, o kişinin zamanının tamamını satın alıyor ve o zaman dilimi içinde personeli verimli çalıştırmaya çabalıyor. Ancak şirketler bunda kısmen veya bazen başarılı olabiliyor. Bu yeni modelde ise böyle bir sorun yok. Çalışan, ürettiği katma değeri tanımlayıp ortaya koyuyor, işveren ise bu katma değere ihtiyacı olduğunu düşünüyorsa karşılıklı olarak şartlarda anlaşıp el sıkışıyor. Böylece şirketler uzmanlık gerektiren konulardaki bilgi ve deneyimi hem ihtiyaç duydukları anda hem de ihtiyaçları süresince bünyelerine katmış oluyorlar. Ayrıca kriz dönemlerindeki belirsizliği de daha rahat ve esnek bir şekilde yönetebilmiş oluyorlar.

On-demand ekonomisinde çalışanların avantajına olan nedir?
Çalışanlar açısından ise durum şu şekilde; belirli bir konuda becerisi veya deneyimi bulunan yetenekli çalışanlar kendi bilgi ve becerilerini tam zamanlı olarak tek bir şirketin inisiyatifine bırakmak yerine, kendi zamanının yönetimine sahip olarak katma değer yaratacağına inandıkları hizmetlerini belirli süreli veya dönemsel olarak birden çok şirkete satabilmektedir. Böylece istediği zaman ve istediği işi yaparak, çalışma saatlerini kendisi belirleyebiliyor, sabahın erken saatlerinde yollara düşmek, güzel havalarda kapalı mekânlarda çalışmak veya işler çoktan bitmiş olmasına rağmen ofisi terk edememek yerine kendi tercih ettiği imkanlara sahip olabiliyor.

Burada elbette çok önemli bir konuyu da vurgulamak gerekli. Söz konusu iş modelinde, sürecin sağlıklı işleyebilmesi için yöneticinin bir katma değer üretebilecek bilgi ve becerilerle donanmış olması ya da ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerileri kısa bir süre içinde edinebilir ve uygulayabilir durumda olması gerekiyor. Bu nedenle yeni ekonominin gerektirdiği becerileri kazanmamış, rutin ve tekrar eden işleri yapagelen kişiler için, mesai satmaktan katma değer satmaya geçiş hiç de kolay olmayacaktır.
Bu gelişen ve ilerleyen talep ekonomisi, insan kaynakları politikaları yönünden şirketlere, nitelikli personel temini ve çalışan bağlılığı gibi konularda yaşadıkları güçlükleri aşmada farklı çalışma ve ücretlendirme modelleriyle çözüm alternatiflerini de beraberinde getirmektedir.

Serdar Bayındır
Kurucu
Hrworks Consultancy